Minyatür

 

İlk olarak 6.yy'da, mani resimleriyle Ortas Asya ve Uzak Doğu'da görülmeye başlamış olan minyatür, Türkler'in Anadolu'ya girişi ile gelişmeye başlamış, Osmanlı'nın desteği ile de özellikle 16.yy'da en güzel şeklini almıştır

Konuları genellikle av ve savaş sahneleri gibi tarihi olaylardır. Dolayısıyla taşıdığı belgesel nitelik, minyatüre tarihi kaynak özelliği kazandırmaktadır. Dönemlerinin şehir planlaması anlayışı veya giyim kuşam alışkanlıkları gibi bilgiler edindiğimiz Matrakçı Nasuh ve Levni, bu belgesel niteliğe birer örnek olarak verilebilir. 

Minyatür, temel olarak Osmanlı ve İran minyatürü olarak ikiye ayrılır. Osmanlı tarzı, tasvir edilen sahnede mümkün olduğunca sade bir anlatım kullanarak, belgesel niteliği ön plana alırken, İran tarzında oldukça zengin ve girift bir ifade ve detay göze çarpar. Ancak ortak ve temel özellikleri, iki boyutlu ve ışık gölge etkileri taşımayan, perspektifsiz anlatımlara sahip olmalarıdır ki bu özellikler minyatürün tarifini de oluşturur. 

Kağıt, fildişi, kemik gibi pek çok uygulama alanı bulmuş olan minyatür, orijinalleri kadar kopya ve özgün kompozisyonlarına da dünya çapında rağbet gösterilen bir sanattır.

 

[<]
[1][2][3][4][5][6][7][8][9][10] [>]

 Unutmayın! İmzamız Garantimizdir.

Ana amacı müşteri memnuniyeti olan Hattat.Org, 
gerçekleştirdiği bütün projeleri, başından sonuna kadar 
bu amaç doğrultusunda yürütür.


 
 
Herhangi bir memnuniyetsizlik durumunda lütfen bizimle irtibat kurunuz
 
halklailiskiler@hattat.org